9 Eylül 2011 - 19:30

Allah’ın adıyla İslam dünyasında çok büyük bir hareket var. Dünyada hareketliliği en çok İslam dünyası yaşamaktadır. Bu hareketlenme derinden bir hareketle başlamıştır. Bu derinden başlamış hareketi İslam düşmanlarıyla izah etmek doğru değildir. Belki onlar da sahiplenme ve yön vermede büyük gayret içerisindeler.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- İslam dünyasında meydana gelen bu hareketin yönünü ve varacağı yeri tespit etmek biraz zordur. Her kesim ve her taraf biraz da temennilerini dillendirmeye çalışmaktadır. Gerekçelerle temellendirilmiş değerlendirmeler sayesinde bu hareketlenmeyi ve yönünü doğru okuyabiliriz. Yoksa her ülkedeki milliyetçi çevrelerin izahları, ancak kendi toplumlarını yanıltmaya yaramaktadır. Bu çevreler dünyayı kendi eksenlerinde dönüyor sanıyorlar.

İslam’ı ve özellikle İslam İnkılâbı’nı doğru tanıyamayanların İslam dünyasındaki hareketlenmeyi doğru okumaları mümkün değildir. İslam ümmetini derinden etkileme güç ve kapasitesi yalnızca İslam İnkılâbı’nda vardır. İslami değerlere dayalı meydana gelen ve bu değerlerle yoluna hiç şaşmadan devam eden İslam İnkılâbı, İslam dünyasını etkilemekle kalmadı ve etkilemeye sürekli devam edecek pozisyondadır.

İslam dünyasındaki hareketin kaynağında evrensel istikbarla hesaplaşma vardır. Bu hesaplaşma beraberinde dine dayanmayı getirmektedir. İmam Humeyni(r.a), dünya insanlığına zulmün ve sömürünün karşısında ancak İslam’ın durduğunu ve duracağıni öğretmiştir. İmam, evrensel istikbara karşı mücadele edecek hürriyet düşkünlerinin dayanağının ancak İslam olacağını öğretmiştir. Artık zulme karşı olanların buluşma adresi İslam olmuştur. Bu durum otuz yıldır böyledir. Bundan sonra da böyle olacağını söyleyebiliriz.

İslam İnkılâbı’nın varlığını koruması ve cepheden dünya istikbarına karşı mücadelesi dünya Müslümanlarına izzet bahşetmektedir. İslam İnkılâbı, meydana geldiği zamandaki yalnızlığına rağmen asla dünyayı sömürenlere karşı boyun eğmemiştir. Dünyada İslam’a dayanarak bağımsız olunabileceğini varlığıyla öğretmiştir.

Tevhidi dünya görüşüne dayalı ve İslami kanunların uygulayıcısı olarak dünyaya alternatif sunmuştur. Materyalist dünya görüşü ekseninde şekillenmiş dünya istikbarı, İslam İnkılâbı’nı alternatif gördüğü için daha oluş aşamasında inkılâbı boğabilmek için Tağut Saddam’ı gerici Arap rejimlerinin desteğiyle İran’a saldırtmışlardır. İslam İnkılâbı, şehitlerin mübarek kanlarıyla istikbarın hedefini boşa çıkarabilmiştir.

İslam İnkılâbı, oluş sürecinde ve dünya istikbarının desteklediği Saddam’la savaş döneminde varlığını koruma mücadelesi verirken maalesef ki dünya Müslümanlarından destek görmemiştir. İslam İnkılâbı, yüce hedeflere kilitlendiği için hiçbir zaman Müslümanların inkılâba karşı vazifelerini yerine getirmemelerini sorun edinmemiştir. Haksız eleştirenlerle hesaplaşmamıştır. Zalimleri, kralları, sultanları kabul edip te İmam Humeyni ya da Imam Hameney’i kabul etmeyenlere niçin etmiyorsunuz dememiştir. Bu yaklaşım, olgunluk ve İslam’ın hedeflerinin tahakkukuna kilitlenmeden kaynaklanan tutum, tarihte emsalsizdir.

Bugün itibariyle İslam İnkılâbı, evrensel istikbarla mücadelesinde büyük aşamalar kat etmiştir. Artık bunu düşmanları da itiraf etmektedirler. Gasıp İsrail, İslam İnkılâbı sayesinde yayılmacı anlayışını düşüncesinden bile siler duruma gelmiştir.

İslam İnkılâbı, Veliyi Fakih Rehber Hameney’in akıllı ve hikmetli tutum ve davranışlarıyla İslam ümmetini derinden etkilemeye devam etmektedir. İslam İnkılâbı Rehberi (Allah onu korusun) o kadar yüce bir ruha sahiptir ki, o ruh sayesinde tüm dünya istikbarı çaresiz kalmaktadır. Onun yüce ruhu karşısında tüm entrikalar etkisiz kalabiliyor ve dünyadaki lider ve yöneticiler etkilerini kaybediyorlar. Dünya Müslümanlarındaki kendine ve İslam’a güvenerek ayağa kalkma gücü oluşabilmektedir. Bu söylediklerimi mücadelenin içerisinde olanlar ifade etmektedirler. Hasan Nasrallah, İsrail’le mücadelede rehberin bire bir yol göstericiliğinin ne kadar önemli olduğunu belirtmektedir.

Rehberin nurani çehresi, ona bakan Müslümanlara hareket bahşetmektedir. En büyük hareket önderleri ondan güç almaktadırlar. Nasıl ki Allah’ın aslanı İmam Ali(a.s.), “Bizler savaşın en zor zamanlarında Resulü Ekrem’e sığınıyorduk” diyor. Resul’ü Ekrem’in zamanımıza yansıması olan Müstezafların Rehberi de aynı role sahiptir.

Dünya istikbarının Müslümanlarla karşılaştırılmayacak kadar maddi güçleri varsa, Müslümanların da kendini Allah’a dayanmış, akıl, bilgi ve tertemiz iç dünyayla olayların mahiyetini okuyan ve yol gösteren Müstezaf ve Müslümanların Rehberi var. Rusya devlet başkanının rehberi ziyaretinden dönüşünde nasıl bir kimse gördünüz sorununa; “İsa Mesih’in bu zamana yansımasını gördüm” demiştir.

Peygamberlerin elleri maddi imkânlar açısında yoksun olmalarına rağmen, tarihin yapıcılarıdır. Allah’a dayanan ve bilgiyle donatılan Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz Muhammed (s.a.a) tarihin yapıcılarıdır. Evet, tarihi peygamberler yapmışlardır. Peygamberleri takip edenler de geleceği inşa edeceklerdir. Müstezafların rehberi, peygamberimizin yolunu kâmilen sürdüren bir kimse olduğu için Allah’ın yardımıyla dünyanın geleceğini belirleyici faaliyetlerin yol gösterici sahibi olmaktadır.

İslam dünyasındaki gelişmenin temelinde İslam olduğu gibi, geleceğini belirleyecek olan da İslam olacaktır. Dünyasındaki İslami gelişmelere etki etme güç ve kapasitesi yalnızca İslam İnkılâbı’na aittir. İslam dünyasındaki gelişmelerin her aşmasında, İslam inkılâbına ihtiyaç duyulacaktır. İslam İnkılâbı Müslümanların ihtiyaç duydukları her sorunun çözümü için yeterli birikime sahiptir. Bu birikim, geleceğin yönünü ve şeklini belirleyecektir. Bu doğal seyir, tüm engelleri aşmaya güç yetirecek durumdadır.

Hüseyin TAŞ